"Semah; bazı kalplere cila verir ve aşkını arttırır, bazı kalplere ise inkâr verir karanlığını arttırır."
- Kake (Erenler Atası) Ebul Vefa Kürdî (11.yy)

"Bizim Semahımız oyuncak değildir. O bir aşk halidir, salıncak değildir."
- Hacı Bektaş Veli (13.yy)

Tufandan Günümüze Newroz Xizir U Nuroj

Newroz, bir kutsal bayram olarak ilk çıkışını, kadim ortaklık toplumunun simgesel adı olan “Rızalık Şehri”nde gerçekleştirdi. Kadim Rızalık Şehri (Aden-Eden), tek tanrılı Semitik dinlere “öte dünya”nın ödülü bağlamında ‘cennet’ olarak geçse de, gerçekte, antik tarihin gelecek bütün zamanları etkileyen, en önemli devrim olarak tarihe kayıt düşen, kadim ortaklık (kömün) köyünün adıdır. İlk ocak, ocakta harlanan ilk ateş, ateşi harlandıran ilk soluk, insan zihninde kopan ilk fırtına ve bu fırtına ile, ocakta tutuşan çingileri dört bir yana yayan, sonrasında bayramlaşan, gönüllerin ve sevdaların filiz verdiği, dile döküldüğü, dilden dile destanlaştığı ilk ana rahmidir.

Alevilikte Kırklar İnancı - Kırklar Meclisi

Alevilikte Kırklar İnancı

Sümer Yaratılış Mit’i:
Bir Tanrı kurban edilsin ve böylece Tanrılar onda yıkanıp arınacak. O’nun eti ve kanıyla Nintu kili karıştıracak Böylece Tanrı ve İnsan karışacak”.
(Kaynak: Samuel Noah Kramer, Sümerlerin Kurnaz Tanrısı)

Kızılbaş Alevilikte Cem Yada Meydan

Alevilikte, erkânlar gereği ‘Cem nedir?’ sorusuyla konuya girilmez ama Cem adı verilen kutsal etkinliğinin bizzat kendisinin anlatımına girişilir. Ne ki, bu çalışmamda ayrıksı olarak ‘Cem nedir, nasıl anlamalıyız?’ sorusuna yanıt vererek konuya girmek istiyorum.

Kutsal Üretim ve Doğuş: Hızır Günleri

Hallac-ı Mansur’un Dar-ı Mansur meydanına alınması, kutsal Newroz (Nevruz=Nuroj) dan sadece üç gün sonradır. Üç gün önce Newroz şenlikleri henüz başladığında, kimi rivayetlere göre dostu Şibliye,”Bizim Newrozumuz ne zaman” diye sormuştu. Her yıl yinelenen bir yeniden kutsal doğuş anlamının meydan tutması ise Newroz, doğaldır ki, Mansur böylece, bir yeniden doğuş hali içinde, Hak ve Hakikate yolculuğu için doğuşun kapısına ne zaman geleceklerini sormuş oluyordu dostuna.

Kadınıyla Anılan Tek Din: Kızılbaş Alevîlik 2

 
“Kadınıyla Anılan Tek Din: Kızılbaşlık Alevîlik” Devamı:

AYNI SUÇLAMAYI HZ. ALİ’YE YÖNELTMEK KİMSENİN AKLINDAN BİLE GEÇMEZ

Yaşamın pratik akışı içinde, insanal etkinlik açısından, oldukça işlevli olduğu için bir ilkeye çok değer veririm. Günlük yaşamımda da anlam kazanmasına çaba sarfettiğim bu ilkeye göre, “hiç kimse kendi gerçeğinden kaçamaz”, kaçmamalıdır da. Büyük toplumsal badirelerden geçen ve her bakımdan hırpalanan Kızılbaşlar, çok yakın tarihlere kadar kendi gerçeklerinden üstelikte sinikçe kaçar hale gelmişlerdi.

Alevîlik Ezdan’ın Parçasıdır


Alevilik, Yukarı Mezopotamya’nın İlk ve Temel Kültü Büyük Ezdan’ın Parçasıdır
Aleviliğe itikat ile yaklaşan, ikrar üzerine düşünce üreten, tarihsel gerçekliği bilimsel yöntemle ele alanlar kurtuluşu Kudüs’te, Mekke’de aramazlar. Dinlerin doğmalarından uzak düşünme yöntemine “Hakk Yolu”, “Doğruluk Yolu” diyoruz. Müslümanların arasında yaşıyoruz. Onlara ve onların kavramlarına şiddetli tepki duyuyoruz. Bu tavrımızı diğer dinlere ve onların kavramlarına tepki ile birleştirmez, kendi doğrularımızı yaşamımıza ve toplumumuza hakim kılmazsak sağlam duramaz, yolumuzda yürüyemeyiz. Müslümanlığa karşı çıkarken eksik bir yan ortaya çıkmaktadır. Bu, büyük bir tehlikedir. İsevileri ve Musevileri veya başka dinleri göz ardı etmekten söz ediyoruz. Daha geniş düşünebilmeli, hem kendimizi, hem de toplumumuzu her türlü dinin asimilasyon faaliyetlerinden, bilinç kaymasından ve diğer tehlikelerden korumalıyız.

Alevilik Sır İçinde Sırdır

“Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam,
‘Cevher-i lâmekan’ benem, ‘kevni mekâna’ sığmazam.

‘Arş ile ferş’ ‘kâf ile nun’ bende bulundu cümle çün,
Kes sözünü ve sessiz ol, şerh ve beyâna sığmazam.”
Seyyid Nesimi


Her Şeyin Aslı Nokta!

Alevilik başlıbaşına, bağımsız, başta da ayrı, şimdi de ayrı olan bir Yol’dur.
Merkezi, kendisidir, Hakk’tır.

Kadınıyla Anılan Tek Din: Kızılbaş Alevîlik 1

Demokratik-politik bir hareket olarak Alevi Hareketi, başından beri, yukardan müdahaleci ve yönlendirmeci yaklaşımlar nedeniyle, bir türlü kendisini bulabilmiş ve yürüyüş tarzını kendi ölçülerine göre belirleyebilmiş bir hareket olamadı. Müdahalenin en kadük edici tarafı ise devletten gelen müdahale olmuştur ve bu müdahale tarzı, bir çok biçim ve yollarla sürüp gitmektedir. Hal böyle olunca da kendisi için var olması ve kendisine dair tarihten gelen haksızlıkların, adaletsizliklerin bir biçimde giderilmesi yönündeki mücadelesi, bir türlü olması gereken zeminlere taşınamamaktadır. Alevi hareketi demokrasi noktasında ne kendisini ne de kendi dışındaki demokrasi güçlerini doğru algılayabilmiş değildir. Çünkü, kendisi için tarih sahnesine yeniden çıkışının öngününde, birden bire herkes Alevi’ye öğretmen olmaya kalkışmıştır.

Alevi Hukukunda Dar Eş ve Eşitlik

Alevilikte Dar Eş ve Eşitlik
Alevilikte Hukuk” konusuna girmeden, hoşgörünüze sığınarak, her vesileyle yaptığım gibi anlatımıma zemin teşkil edecek olan, son derece önemli gördüğüm bir kaç hususa değinmek istiyorum. Genel olarak dinlerin, özel olarak Aleviliğin, bu bağlamda da Alevilikte hukuk konusunun, benim baktığım yerden anlaşılabilmesi için aktaracağım hususlara değinmek zorunlu gözükmektedir. Söz konusu hususlara geçmeden, bütün bu konulara kapı aralayan, Aleviliğin ele alınışında kendi düşünsel evriminin üç önemli konağına değinmek istiyorum;

Göbeklitepenin Gizemleri: Cennetin Keşfi


Alman Arkeoloji Enstitüsü üyesi Arkeolog Klaus Schmidt, 1994 yılından bu yana bölgede yaptığı kapsamlı kazılar sonucunda, Şanlıurfa’ya 20 kilometre uzakta bulunan Göbeklitepe antik kentinin yaklaşık 12 bin yaşında olduğunu tespit ettiklerini söyledi (Klaus Schmidt 2014 yılında aramızdan ayrıldı).