"Semah; bazı kalplere cila verir ve aşkını arttırır, bazı kalplere ise inkâr verir karanlığını arttırır."
- El Kakes (Erenlerin Atası) Ebul Vefa Kürdî (11.yy)

"Bizim Semahımız oyuncak değildir. O bir aşk halidir, salıncak değildir."
- Hünkâr Hacı Bektaş Veli (13.yy)

Bir Takvimin Analizi: Gağan, Xizir, Çarşemê Reş, Haftemal (1)


ÖZET: 12 İmam Orucu dahil edilmezse, Dersim ve çevre illerdeki Alevilerin en önemli dinsel günleri ve bayramları kış mevsimi süresince gerçekleştirilir. İlk etkinlik 21 Aralık'ta Gağan'la başlar, sonra sırasıyla Hızır, Kara Çarşamba ve 21 Mart'ta Hawtemal/Heftemal takip eder. Bu günlerin tarihlendirilmesinde bölgeler arası yaşanan farklılıklar ve Hawtemal / Heftemal'da karşılaştığımız “küçük”, “orta” ve “büyük” türü sıfatlar “karışık” bir tablo sunmaktadır. Bu durumun izahı için bölgede kullanılan resmi takvimler (Rumi ve Miladi), takvim reformalarının etkileri ve kış mevsimi ile ilgili geleneksel halk takvimleri ele alındı. Zamanın getirdiği her türlü değişikliğe rağmen, antik geleneklerin izlerini görmek şaşırtıcıdır.

Mart ayında Dersim ve çevre illerdeki Aleviler tarafından kutlanan ve adı “Hawtemal / Heftemal” olan önemli bir gün vardır. Kırmancki konuşanlar bu günü “Hawtemal” (Hautemal, Houtemal), Kurmanci konuşanlar ise “Heftemal” (Haftemal) olarak adlandırırlar.“Hawt” veya “heft” yedi anlamına gelir; “mal” ise genelde ev veya aile olarak çevrilir. Hawtemal / Heftemal'ın zamanı ve aldığı sıfatlar yörelere göre değişebilir. 21 Mart'ta başlayan baharın ve eski geleneğe göre yeni yılın karşılanması için adanmış bu günün, birbirine oldukça yakın yerlerde, farklı tarihler ve sıfatlarla yaşatılıyor olması ilgiye değerdir. Hawtemal/Heftemal, Dersim dışında özellikle Koçgiri (Sivas), Erzincan, Bingöl, Erzurum, Varto, Sarız, Gümüşhane ve Kars bölgelerinde yaşayan Kürt Aleviler tarafından bu isimler altında bilinmektedir. Kimi bölgelerde “qız/quçik” (küçük), “wertên” (orta) ve “pil/mezin” (büyük) olarak üç, kimilerinde de “küçük” ve “büyük” olmak üzere iki farklı tarih ve adlandırma altında anılır.

Örneğin, Koçgiri bölgesi, “Heftemala Quçik” ve “Heftemala Mezin” olmak üzere iki bölümden kutlar. Buna karşın Dersim'de “Hawtemalo Qız” (Küçük Hawtemal), “Hawtemalo Wertên” (Orta Hawtemal) ve “Hawtemalo Pil” (Büyük Hawtemal) olmak üzere üç isimle adlandırılır. Varto yöresinde de tıpkı Koçgiri gibi, küçük ve büyük Heftemal olarak ikiye ayrılır. İleride göreceğimiz gibi, bu kutlamalar için verilen tarihler de farklılıklar göstermektedir. Aslında tarihlendirme boyutunda yaşanan karışıklık yalnız Hawtemal / Heftemal ile sınırlı değildir. Bahsi geçen bölgelerde karşılaştığımız Gağan, Hızır, Kara Çarşamba gibi önemli günlerin tümü bir zamanlama sorunu yaşamaktadırlar. Örneğin Hızır orucunun tarihleri yörelere göre değişebilir, yine Kara Çarşamba için de birden fazla tarih duyabilirsiniz. Fakat Hawtemal / Heftemal'in aksine, bu günler, farklı sıfatlarla anılmazlar; değişik tarihlerde tutulsa bile bir tek Hızır Orucu vardır. “Küçük” veya “Büyük Hızır Orucu” ayrımıyla karşılaşmazsınız. Oysa Hawtemal/Heftemal'da tam da bu söz konusudur. Yeni bir yılın ilk günü için yalnızca bir tarih olması gerekirken, iki ve üç farklı günle karşılaşmak çok da kolay anlaşılacak bir durum değildir. Burada sorun olarak nitelenen şeyin, “yanlış” anlamına gelmediğini şimdiden belirtmeliyim. Aksine, makalenin akışı içerisinde görüleceği gibi, karşılaştığımız farklı tarihlerin tümü geçmişten kalmış birtakım geleneklerin ve değişimlerin izlerini yansıtırlar. Bunu izah edebilmek için, Hawtemal / Heftemal dışında bu önemli günleri kısaca işlememiz gerekmektedir.

KAL GAĞAN
Yaşlı Gağan. Kış mevsiminin başlangıcı olan 21 Aralık sonrası gelen ilk salı, çarşamba ve perşembe oruç tutulur. Oruç, perşembe akşamı kutlama ile sonlandırılır. Bu akşam Alık ve Fatık isimli ilginç motifler barındıran eğlenceli bir gösteri yapılır. Çocuklar da bol gürültü eşliğinde evden eve dolaşarak yiyecek toplarlar; sonra bunlarla yemek yapılır ve birlikte yenilir. Ateşler yakılır ve kutlama geç saatlere kadar eğlenceli bir şekilde devam eder. Khalo Gağan, Dersim bölgesinde genelde aralık ayının son perşembesine denk getirilir. (1) Bu bayramı ocak başlarında kutlayan yöreler de vardır. (2) Gağan, aynı zamanda dervişlerin 40 günlük çile dönemini başlattıkları gündür.

XIZIR / HIZIR (XİZİRÊ KAL)

Bu ölümsüz peygamber daha çok zor anların kurtarıcısı olarak bilinir. Hızır için tutulan oruç,bağlanan cem ve kesilen kurbanın inanç içerisinde oldukça önemli bir yeri vardır. Onun için en yaygın haliyle üç; bazı yörelerde ise yedi gün oruç tutulur. Bekâr gençler perşembe günü oruç
sonrası su içmezler. O gece rüyalarında onlara su verecek kişiyle evlenecekleri inancını taşırlar. Türkiye'de son yıllarda Alevi kurumlarınca Hızır oruçları için 13-15 Şubat tarihleri verilmesine rağmen (3), genelde 30 Ocak olduğuna yönelik yaygın bir kabul vardır.(4) Pratikte ise Hızır oruçları bir aya yakın bir dönemi kapsar: Ocağın ikinci haftasından sonra başlar, her hafta bir bölgede olmak üzere şubat ayının üçüncü haftasına kadar tutulduğu görülür. (5) Bu duruma iki açıklama getirilir: Hızır yaşlı olmasından dolayı her yere bir anda ulaşamaz; ve Hızır orucu bitiminde yapılan ceme katılan pirler bunu ancak haftalara yayarak gerçekleştirebilirler. Hızır orucunun başlangıcıyla dervişler de 40 günlük çile dönemini bitirirler.(6) Onların Hızır Cemi'ne dâhil olmaları merasime ayrı bir boyut katar.

ÇARŞEMÊ ŞAİ - ÇARŞEMÊ REŞ

Kara Çarşamba: Genelde mart ayınının ilk çarşambası olarak verilse de, ikinci çarşamba veya Hawtemal/Heftemal'dan önceki çarşambayı esas alan bölgeler de vardır.(7) Uğursuz gün olarak tanımlanır; buna karşı bir takım ritüeller yapılır. Talipler kuşburnunun (şilan) dallarından yapılan bir halkadan üç kez geçirilir. Ev ve ahır kötü göze, nazara karşı su ile apsu yapılır. Keza karşılaşabilecek kötülükleri bertaraf etmek için ip bağlanır. Kimi yerlerde ev damına veya ot yığınlarının etrafına ailenin üyelerini temsilen taşlar konur. Sabah hangi taşın altında bir böceğe rastlanırsa, ait olan kişinin yılının uğurlu geçeceğine inanılır. Ayrıca Ana Fatma'nın Kerbela olayının haberini aldığı günün de Kara Çarşamba olduğu belirtilir. Onun matemini paylaşmak için bir gün oruç tutanlar da vardır. Ana Fatma olanları duyduğunda kazanda çamaşır yıkamak için su kaynatmaktaymış. Haberi aldıktan sonra kazanı ters çevirmiş. Bu yüzden, çarşamba günü çamaşır yıkanmaz, banyo yapılmaz.

HAWTEMAL / HEFTEMAL

Mart ve nisan ayı başlangıcı gibi geniş bir zaman dilimi içinde kutlanır. Dersim'in kimi yörelerinde üç Hawtemal için sırasıyla mart ayının birinci, ikinci ve üçüncü perşembesi verilmektedir. Üçüncü perşembe 20-1 Mart veya onun yakınındaki günlere denk gelir. Yine Dersim'in bazı yörelerinde
küçük, orta ve büyük Hawtemal için sırasıyla 7, 17 ve 21 Mart tarihleri anılır. Koçgiri yöresinde birinci Heftemal 20 Mart, büyük Heftemal ise 30 Mart olarak kabul edilir. Varto'da da Heftemal 30 Mart sonrası kutlanır. (8) Bugün yaşamın yeniden başladığına ve her şeyin secdeye geldiğine inanılır. Hanede büyük temizlik yapılır. Ev mayası yenilenir. Akarsudan getirilmiş su ile yapılan banyo sonrası temiz elbiseler giyinilir. Topluca mezarlıklar ziyaret edilir, dualar okunur ve lokmalar dağıtılır.(9) Köye dönüşte birlikte yemek yenir. Kara Çarşamba'da uygulanan ritüeller (kuşburnu dallarından yapılan halkadan geçirilme, dama taş koyma gibi) Heftemal'da da gerçekleştirilir.(10)

NEWÊ MARTÎ / NEHEY MARDÎ (ADAR)

22 Mart'ta, Hawtemal/Heftemal'in bitiminden sonraki güne denk gelir. 21 Mart'tan sonraki ilk gün olduğundan bir gün şükran niyetinde oruç tutulur.(11) Sıralanan bu günler ve bayramların, Anadolu'da diğer Alevi topluluklarında uygulanmadığını belirtmek gerekiyor. Bunlardan yalnızca Hızır, Alevi toplulukların tamamı nezdinde yüksek bir mertebeye sahipken, onun adına ocak-şubat ayında oruç tutma geleneği çoğunda yoktur. Anadolu Alevileri tarafından Hızır'a atfen 5-6 Mayıs'ta kutlanan Hıdırellez, bahar ve dilek günü olarak tarif edilmektedir.(12) Hıdırellez bayramı veya 5-6 Mayıs tarihleri, Dersim'de geleneksel bayramlar içinde yer almaz ve hatta bilinmez. Hızır, Hatay bölgesindeki Arap Alevileri için çok önemli bir isimdir, fakat onlarda Hızır inancı, oruç olarak değil, türbe ve ziyaretgâhlar çevresinde şekil almıştır.(13) Yine, 21 Mart günü, başta Bektaşiler olmak üzere kimi Alevi grupları için “Sultan Nevruz” adı altında Hz. Ali'nin doğum günü olarak anılır. Bu gün onun adına dualar okunur ve cem tutulur.(14) Dolayısıyla burada aktarılan bilgiler, Dersim ve bu bölgeye bağlı topluluklar hakkında yapılmış derlemelerden gelmektedir. Bu inanç grubunun merkezi kurumlardan yoksun olduğu unutulmamalıdır. Kaldı ki, merkezi yapısı olsa bile, yakın bir döneme kadar astronomik veya iklim şartlarından çıkarak gün belirlemenin kolay olmadığı ve bunun birçok inanç topluluğu açısından dini bayramların takviminin belirlenmesinde sorunlara vesile olduğu bilinmektedir. Bölge insanın geçmişte, özellikle merkezden uzak yerlerde, hangi kıstasları esas alarak zamanı tespit etmeye çalıştığı konusundan yeterince bilgi sahibi değiliz. Buna rağmen, burada verilen tarihler açısından bir takım kurallar uygulandığı görülebilir. Bunlardan ilki, kapanış merasimlerinin her zaman perşembe günü yapılmasıyla ilgilidir. Bu yüzden oruçlar ve bayramlar, işaretlenen günleri takip eden (veya kimi zaman da önceki) perşembeyi esas alarak uygulanmaktadır. Dolayısıyla, örneğin, 21 Aralık tarihinin perşembeye denk gelip gelmemesi sorun teşkil etmez. Oruç her halükârda sonrasındaki ilk salı günü başlatılır, perşembe de bitirilir. Ya da 30 Ocak'ın hangi gün olduğu da önemli değildir; bu günden önceki veya sonraki salı-çarşamba-perşembe oruç tutulabilir.

Dikkati çeken başka bir özellik, verilen tarihlerin son günden çıkılarak saptanmasıyla ilgilidir. Bu yüzden, örneğin, baharın başladığı 21 Mart yerine kışın son günü 20 Mart işaretlenir; yani, Rumi takvime göre yeni yılın ilk günü 8 Mart yerine, son gün olan 7 Mart belirtilir. Bu durum, merasim veya kutlamaların önceki geceden başlatıldığı anlamına gelmektedir. (15)
Son olarak, bölge Alevilerinin dini günlerinin önemli bölümünün – 12 İmam oruçlarını dâhil etmezsek- kış mevsimi içinde yaşandığı görülmektedir. Kış mevsiminin başladığı 21 Aralık Khalo Gağan ile açılır; onun bittiği 20 Mart döneminde de Kara Çarşamba, Hawtemal/Heftemal ve Newê Marti'yle karşılaşırız. Hızır oruçları Gağan'dan kırk gün sonra tutulduğundan ve Hawtemal / Heftamal'de doksan gün sonra kutlandığından, doğal olarak Gağan'ın başlangıç günü Hızır orucunun veya Hawtemal / Heftemal'ın zamanını da belirler.

Açıktır ki, kış dönemi topluluğu fazlasıyla meşgul etmiş ve önemli günlerin belirlenmesinde etkili olmuştur; çünkü, yaşamın sürebilmesi için tüm bölgede çetin soğukların olduğu, gecelerin uzadığı, hareket alanının sınırlandığı ve bütün yılın emeğinden biriktirilen ürünle idare edilmeye
çalışılan bu mevsimi atlatmak gerekmekteydi. Üstelik yalnızca insanlar açısından değil, sahip olunan hayvanları da besleyip bahara çıkarmak, şimdilerde tahmin edemeyeceğimiz kadar, ciddi bir sorundu. Bu yüzden, bu kutsal günlerin tarihlerinin nasıl belirlendiğini ve bu günler arası bir
ilişkinin olup olmadığını saptamak için takvim ve kış geleneklerine daha yakından bakmak gerekmektedir. Bölge yaşlıları tarafından dini günler ve bayramlar için tarih verildiğinde üç takvime gönderme yapılır.

Bunlardan ilki Hicri takvimdir ve yalnızca 12 İmam oruçlarını belirlemek içinkullanılır. Yukarıda sıralanan günler ve bayramlar içinse Rumi (“hesabê khan”, eski hesap olarak da adlandırılır) ve Miladi olarak adlandırılan takvimler devreye girer. Rumi takvim ile Miladi takvim arasında 13 gün fark vardır. Bu yüzden, küçük Heftemal için Rumi takvime göre verilen 7 Mart, Miladi hesapta 20 Mart'a; büyük Heftemal için verilen 17 Mart ise, mart ayının 30'una denk gelir. Yanısıra kullanılan ve doğa ve iklim şartlarıyla ilgili tecrübeleri içinde barındıran halk takvimleri de vardır. Anadolu'da hâkim geleneksel anlayışa göre bir yıl iki mevsime bölünmüştü: 6 Mayıs'ta başlayan, 186 gün süren ve “Hızır” olarak adlandırılan yaz; ve 8 Kasım'da başlayıp, 180 günü kapsayan ve “Kasım” olarak adlandırılan kış. Kış döneminin son 90 günlük süresi ise farklı dilimlere ayrılmaktadır. 21 Aralık'ta başlayan ilk 40 günlük bölüme çıle (çele) veya zemheri denmektedir. Çile, Kurmanci ve Farsça'da kırk anlamına gelen çel (çhel) kelimesinden türemiştir. Birinci çile dönemi genel olarak her yerde kabul edilir. Kış mevsiminin ikinci bölümü, yani kalan 50 güne dair farklı periyodlamalarla karşılaşılmaktadır: 1) tekil 50 gün; 2) 40 artı 10 gün; 3) 20 artı 30 gün; ve 4) 20 artı 40 gün. Bu ayrımlar, Tablo 1 ve 2 'de Rumi ve Miladi takvime göre verilmektedir.


-- ERDAL GEZİK

NOTLAR:

1 Gağan'ın aralık sonlarında kutlandığına dair bilgiler için bkz. Gülsün Fırat, s. 99; Astare, s. 157; Dersimi, s. 31;
Cengiz, s. 4; Çem, s. 57; Mehmet Şerif Fırat, s. 205-6; Gülçiçek, s. 836; Sivas-Koçgiri bölgesinde yaşayan Zeriqi aşiretinin geleneklerini anlattığı kitabında Yusuf Zeri, Gağan'ın 31 Aralık'ta kutlandığını belirtiyor (Zeri, s. 117); Bu bayram hakkında geniş bir değerlendirme için bkz. Kılıç.
2 Koçgiri yöresi için: Koçak 21-25 Aralık arası denk gelecek perşembeyi; Bulut, 4 Ocak tarihini; Mélikoff ise Gağan'ın 10-13 Ocak arasını vermektedir (s. 84); Gağan için 10 Ocak tarihi, Koçgiri ve Dersim kökenli aşiretlerin yaşadığı Sarız için de verilmektedir (Atlı, s. 581); Dersim-Mazgirt için Gağan'ın ocak ayının ilk günleri kutlandığına dair bilgi yalnız Muxundi'den gelir (Muxundi, Khalo..., s. 62); Geçen yüzyılın yirmili yıllarında Dersim'de bulunmuş Naşit Uluğ da Gağan'ın ocak ayının ilk haftasının sonlarına doğru kutlandığı bilgisini vermektedir (Uluğ, s. 98).
3 Maalesef bu kararın kimler tarafından ve hangi nedenlere dayandırılarak alındığı hakkında bilgilere ulaşmak mümkün olmadı (Ayrıca bkz dipnot 17); Hızır oruçları için Mélikoff da 11-14 Şubat tarihlerini aktarır (s. 83).
4 Hızır orucunu 30 Ocak olarak tarihleyenler için bkz. Zeri, s. 295; Gülsün Fırat, s. 101; Dersimi, s. 31;Astare, s. 155; Kocadağ, s. 254; Çem, s. 60; Koçak.
5 Popüler bir söylem, Hızır'ın bir ayağının ocakta diğer ayağının şubatta olduğunu belirtir. Bu yüzden, Hızır oruçlarının en yaygın tutulduğu dönem ocak ayının son ve şubat'ın ilk haftasıdır.

6 Hızır orucu Mazgirt yöresinde “Chele Roze Xızır” (Hızır Orucunun Kırkı) olarak adlandırılır (Gülsün Fırat, s. 101).
7 Pülümür-Nazmiye köylerinde araştırma yapmış Gülsün Fırat, Kara Çarşamba'nın mart ayının son çarşambası kutlandığını aktarıyor. Bu gün köylüler derede yüzlerini yıkar ve çocuklara bu su ile banyo yaptırırlar. Onlar Hızır'ın içtiği suyun belki bu su ile karışmış olduğu inancını taşırlar (Gülsün Fırat, s. 102); Bölgede kırklı yıllardan itibaren resmi görevlerde bulunmuş Edip Yavuz ise, Pülümür ve Ovacık'ta Kara Çarşamba'nın mart'ın ilk çarşambası kutlandığını belirtir. Bu günde yetişkin erkekler yüzlerine kara leke sürer, sonra bunu akarsuda yıkarlar. Onlar bunun uğur getirdiğini ve kendilerini hastalıklardan koruyacağına inanırlar (Yavuz, s. 426); Sivas-Zara'da mart ayında üç Kara Çarşamba'nın olduğu aktarılmıştır (bkz. Özen); Gülçiçek ise Kara Çarşamba'nın genelde mart ayının ilk veya ikinci, kimi yerlerde ise ilk veya üçüncü çarşambası olduğu bilgisini vermektedir (Gülçiçek, s. 834).
8 Dersim genelinde de Rumi 7 ve 17 Mart tarihleri öne çıkmaktadır (bkz Bıra ); Bulut, Koçgiri yöresinde küçük Heftemal'ın 20 Mart'ta, büyük Heftemal'ın ise 30 Mart'ta kutlandığını aktarır; Sarız bölgesi için de küçük ve büyük Heftemal'e aynı tarihler verilmektedir (Atlı, s. 582); Mélikoff ise, hangi takvimin esas alındığını belirtmeden, Heftemal için 7-12 Mart tarihlerini belirtir (s. 85); Bingöl ve Varto bölgesinda yaşayan Lolan aşireti hakkında çalışmasında Burhan Kocadağ yalnız bir Heftemal'den bahseder. Tarih olarak Rumi 17, Miladi takvime göre ise nisanın başında olduğunu aktarır (Kocadağ, s. 265); keza Mehmet Şerif Fırat da yalnız Rumi 17 Mart'ı yılbaşı olarak verir (s. 207); Erzincan yöresinden bir kişi ile yapılmış röportajda, Newroz'un Heftemal veya Kara Çarşamba olarak 27 Mart'ta kutlandığını belirtiliyor (bkz. Aydın); Bunun büyük Hawtemal olduğu ve Rumi takvime göre 27 Mart, Miladi için 8 Nisan'a denk geldiği yorumu yapılmıştır (bkz. Cengiz, s. 6) (Nisan ayının 8'inde veya sonrası Hawtemal yapıldığına başka bir yerde tanıklık etmedim.)
9 Bazı bölgelerde Hawtemal/Heftemal günü daha çok mezar ziyaretleri ve ölüler için okunan dualarla özdeşleştirilmektedir.
10 Örnek için bkz. Gülsün Fırat, s. 102; Pülümür yöresinde Hawtemal'a ait birçok uygulama, mezarların ziyaret edilmesi ve lokma dağıtılması gibi, Kara Çarşamba'da da yapılmaktadır; Kara Çarşamba için sıralanan çoğu ritüel Varto'da Heftemal'da yapılmaktadır (Bkz. Kocadağ, s. 265); Ayrıca, kimi günler ve geleneklerde bir kaynaşma yaşanmaktadır. Örneğin, Kara Çarşamba, Hawtemal ve Mart Dokuzu orucunun bazı bölgelerde tek güne indirilmiş olup, üçü arasında ayrım yapılmaksızın, merasimlerin, Hatewmal/Heftemal veya Kara Çarşamba adı altında sürdürüldüğüne tanıklık etmekteyiz. Örneğin, Munzur Çem'in aktardığına göre , Kıği yöresinde Newrozê Marti, Qere Çarşemeyê Marti ve Hawtemalo Pil aynı günler olarak bilinmektedir (Çem, s. 61); Erzincan'dan bir kişi de Heftemal ve Kara Çarşamba'nın aynı günler olduğunu belirtiyor (bkz. Aydın); Sivas yöresinde 21 Mart kulamaları için Sultan Nevruz, Mart Dokuzu, Kara Çarşamba dendiği de aktarılmıştır (bkz. Özen); Bunun yeni bir gelişme olduğu kabul edilebilir. Varto'da da eskiden küçük ve büyük Heftemal ayrı günlerde gerçekleşirken, 1970'lerden itibaren bir güne indirme eğilimi ortaya çıkmış. Bu yüzden, dini konularda tutucu bir aşiret hariç, büyük bölüm için Heftemal'ın günümüzde bir günlük bir bayram haline dönüşmüş olduğunu belirtenler vardır (özel yazışmalar: N. Gedik); Yine bölgeler arası ilginç değişimlerle de karşılaşılabiliniyor. Örneğin, Dersim'li kimi kaynaklarım eskiden Hawtemal'da yedi katlı kömbe/çörek yapılıp, yedi aileye dağıtıldığını anlatmışlardır. Bu gelenek, Koçgiri ve Dersim'den Çorum bölgesine göçmüş Aleviler tarafından sürdürülür. Fakat onlar bunu Hızır oruçlarında yaparlar; bu orucu yedi gün tutarlar ve sonrası yedi katlı kömbe yapıp yedi eve dağıtırlar.
11 Bu güne dair bkz. Muxundi, 1-9 Mart Orucu...
12 Hızır ve Hıdrellez gelenekleri için bkz. Döğüş; Mersin yöresinde yaşayan Tahtacı Alevilerle ilgili bir çalışmada yaşlıların şubat ayının ilk veya ikinci haftası üç günlük Hızır orucu tuttukları belirtilmektedir. Onlar ayrıca 6 Mayıs'ta Hıdrellez'i de kutlarlar (bkz. Selçuk, s. 132 ve 277); Hızır Orucu geleneğinin Tahtacıların tümünü kapsamadığını Yusuf Ziya Yörükan'dan öğrenmekteyiz. O, Batı Anadolu'da yaşayan Tahtacılarla ilgili kapsamlı çalışmasında bu oruçtan bahsetmez.
13 Arap Aleviler ve Hızır geleneği için bkz. Türk; Yalnız Hatay yöresinde Hızır adına toplam 51 ziyaretgâh tespit edilmiştir.
14 Alevi kurumları ve derneklerine ait websitelerinde Alevi takvimi olarak verilen önemli günler içerisinde yalnız Hızır orucu ve 21 Mart Sultan Nevruz'a atıf yapılmaktadır; Nevruz, Bektaşilerde “Nevrûziyye” olarak isimlendirilen ve Hz. Ali'nın sıklıkla anıldığı beyitlerle Şii bir içerik almıştır (Bkz. Birge, s. 109, 219-231; ve Noyan); Fuat Bozkurt, Nevruz geleneğinin daha çok Ege Alevileri'nde, dinsel merasimlerle karışık şenlik olarak yaşatıldığını belirtir (Bozkurt, s. 209); Mersin Tahtacıları'nda 21 Mart Nevruz olarak kutlanır. Gece ile gündüzün birleştiği gün olduğuna inanılır. Koç veya horoz kesilir. Ölüleri de dahil etmek için yapılan kutlamalar mezarlıklarda gerçekleştirilir (Selçuk, s. 275); Yörükan'a göre, Tahtacılar Nevruz gününü Bektaşiler ve Aleviler kadar önemsemez ve Nevrrûziyye söylemek yakın bir tarihte benimsenmiştir (Yörükan, s. 288).
15 Merasimlerin önceki akşam başlatılması, aynı zamanda, güneşin doğması ile başlayan yeni günü hazırlıklı karşılamakla ilişkilendirilmektedir (özel yazışmalar: Ç. Balaban).

DEVAM>>>>>>>

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Yorum yapmak için yorum gönder butonuna tıklayın. Yorumlar kısa süre içinde görünecektir.