"Semah; bazı kalplere cila verir ve aşkını arttırır, bazı kalplere ise inkâr verir karanlığını arttırır."
- Kake (Erenler Atası) Ebul Vefa Kürdî (11.yy)

"Bizim Semahımız oyuncak değildir. O bir aşk halidir, salıncak değildir."
- Hacı Bektaş Veli (13.yy)

Aryenik kültürün son halkası: Reya/ Raa Heq Aleviliği


Mezopotamya topraklarında dinler ve inançlar tarihi incelendiğinde, iki ana kültürel damarla karşılaşılacaktır. Bunlar Aryenik ve Semitik kültürlerin bileşiminde meydana gelmiş inanç ve dinsel yapılardır. Aryenik inanç kimliği, ahlaki-vicdani değerler üzerinden şekillenmiş, ortakçı ve demokratik felsefeye dayanan, farklı coğrafyalara özgü gelişen akımlar-ekollerdir. İnsan-doğa ekseninde düşün gelişimi gösteren Aryenik kültür taşıyıcıları, zaman koşulları dahilinde, düşünceyi dinselleştiren peygamberler-önderler vasıtasıyla tek tanrılı, semitik dinlere geçiş yapmışlardır.

Batınilik Nedir?


Mezopotamya’da, ve özellikle Harran ovasında yaşayan Saabi inançlı kavimin bir bölümü, liderleri İbrahim komutasında çeşitli sebeplerden ötürü göç ettiler ve göç edenler, Mısır’a yerleştiler. İbrahim’in bir cariyeden olma oğlu İsmail ve yanındaki küçük bir grup, İbrahim’in karısı Sarah’ın büyük tepkisi nedeniyle, ana gruptan uzaklaştırıldılar. Sarah, kavimin liderliğinin varisi olarak, sadece öz oğlu İshak’ın kalmasını ve İsmail’in gelecekte, veraset için hak iddia edememesini sağlamak üzere, İsmail ve beraberindekileri uzak Arabistan çöllerine sürgün göndertti.

Röportaj 2: Kardeşlik Dini - Yârsân (Kakaî) Aleviliği

Nedir Kakailik?

-Kakailiğin çıkışı sırdır. Senkretik yapıda, heterodoks bir inançtır. Alevilik öğretisine çok yakın, Temizlik, dürüstlük, iyilik ve affedicilik temelleri üzerine şekillenmiş bir öğretidir.

Kakiliği tanımlayan üç isim vardır;Irak’taki isimleri ‘’kakai’’dir. İran’da resmi isimleri ‘’Ehl-i Hak’’tır. Ama asıl isimleri ‘’Kakai’’ya da ‘’Ehl_i Hak’’değil ‘’Yarsan’’dır. ’’Yar’’arkadaş yada yoldaş, ’’san’’toplanma yeri, iskan, halklar topluluğu… Buraya dikkatinizi çekmek isterim çünkü çok önemlidir. Kakailik dini kardeşlik ve yardımlaşma, yarenlik temelleri üzerine yapılandırılmıştır. Toplumun dirlik düzeni için herkes eşit olmalı, zengin-fakir ayrımcılığı olmamalı, kuvvetli ve zayıf arasındaki fark ortadan kaldırılmalıdır. Kakailikte yardımlaşma esastır. Birinin evi, herkesin evi, malı da herkesin malıdır. Bir Kakai diğer bir Kakainin malına göz dikmez, çalmaz. Helal değildir. Sözlü veya fiili olarak korkutmaz. Üzerinde baskı kurmaz. Kakai yani ‘’kardeşlik’’anlamındadır. Yarsan’da içerik olarak benzer anlamı taşımaktadır. Dolayısıyla kakailer birbirinin kardeşidir ve aralarında kardeşlik hukuku geçerlidir.



Röportaj: Yaresan Aleviliği Nedir?


Salahaddin Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Ziryan Kakei: Temelde pek fark yok

Kendisi Kakei olan Ziryan Kakai’nin ilgi alanı ve yoğunlaşması Kakailik ve Yarsan inancı üzerine. Bu yoğunlaşma sürecinde Aleviliği de incelemiş biri. Ziryan Kakei’ye göre, Alevilik ve Kakeilik arasında çok ortaklık var. Cem, oruç, pir, rayber, bawa, talip-mirud. Keza Ateş, su, hava ve toprak’a atfedilen felsefik önem gibi… Sistem olarak temelde aynı.

Alevilikte Rıza Şehri 6


Dilmon’a Yolculuk

Erenlerin sır dediği yoldan yürüyorum. Sırrın sır olduğu kapıları açmak hiç de zor değil, yeter ki hal ehline haldaş ol!.. Ne ki, bütün sorun da burada; tarihsel inkarın ve sansürün yarattığı yabancılaşma o kadar güçlü ki!.. Çoğu kez aradığın gözünün önünde, zaten saklamamışlar, görelim diye göz görneğimize koymuşlar, zamanın ve doğanın aşındırıcı etkisine karşın, çoğu kez, apaçık orta yerdeler. Ne ki, göremiyoruz, bakıyoruz ama baktığımızı göremiyoruz. Görsek de ondaki hakkı göremiyoruz!.

Alevilikte Rıza Şehri 5


Okuyucunun hemen hatırlayacağı gibi 4.Bölümde, Tufan öncesi Semitik Peygamberlerden Hanok(Enoch) ve Hanokyan bilgilerden hareket ederek bu Peygamberin bizzat Aden’e gittiğini ve Aden de gördüklerini tespit etmiş ve aktarmıştım.

Alevilikte Rıza Şehri 4


HANOK ADENİ GÖRDÜ MÜ ?

Tevrat’ın konumuzla ilgili bölümü tabi ki, üçüncü bölümde açıkladıklarımla bitmiyor. Adeta bilmece gibi, çözülmeyi bekleyen daha bir çok yön bulunmakta. Ancak, başta da belirttiğim gibi, bu özetlemenin sınırlarını gereksiz zorlamak istemiyorum ama üzerinde çalışmakta olduğum kitap da, etraflıca çözümlenmeye çalışıldığını belirtmek istiyorum. Şimdilik özetle de olsa kadim Rıza Şehri’yle ilgiliyiz ve yolculuğa devam ediyoruz.

Alevilikte Rıza Şehri 3


PUTLARIN ORMANINDAN GEÇİYORUZ


İkinci bölümde, sunduğum konunun özellikle genç kuşaklar açısından anlaşılabilmesi için, tarihsel bir yolculuğa çıkmanın zorunluluğundan sözetmiştim. Bu bölümde bir başlangıç olması bakımından, konuya, soluğumun yettiği ölçüde, gidebildiğim kadar eski olandan başlayarak girmek istiyorum.

Alevilikte Rıza Şehri 2


Rıza Şehri üzerine yaptığım çalışmaları özetlemeye devam ediyorum. Birinci bölümün anlatımından da anlaşılacağı üzere, Rıza Şehri’nin Yol insanı açısından taşıdığı batıni anlamları üzerinde durmuyorum. Bu kısa özeti, kapsamının dışına taşırmamak için şimdilik, tümüyle tarihsel ve toplumsal anlamı ya da karşılığını, bu özetlemeye konu etmeye çalışıyorum.

Alevilikte Rıza Şehri 1


“Rıza Şehri
Ve bir Tabak dolusu nar sundu
Rıza Şehri yabancısı sofu
İstedi ki gönül sarayının sultanı da ondan hoşnut olsundu
Lakin, nerden bilsindi ki, burası Şehr-i Rıza idi
-ver rıza al rızalık işler idi.
Bu gönül şehrinin yarenleri
Aşkın narına tutuşup yanar idiler
Değil idi gözlerinde sofunun tabağındakiler
Onlardan var idi ağaçlar dolusu nar
-yoktu önünde bekçisi
Bilirlerdi yangın yeri bahçesi yürekleri
Bilirlerdi, aşkın narında harareti
Daldaki narın kızıllığında değil.

Yârsân Efsanesi: Duvar Yürütme (Sultan Sahak - Pir Mikail)


Sultan Sahak, gizli öğretilerini dünyaya yaymaya hazır olduğunda, ilk dört yoldaşıyla beraber, Şîrvan nehrinin yukarı kesimlerinde, Hawraman’da, Pirdiwar (İran – Irak sınırında Şêxan Köyüne yakındır. Ek>Kul Seyyid) denilen bir yerde yerleşmeye karar verdi. Yoldaşlarından biri olan Davud, usta bir duvarcıydı ve nehre uzak olmayan bir yerde bir ev inşa etmeye başladı. Ancak ev yapımı için seçilen yer, önemli sihirli güçlere sahip olan ve uzun süredir yörede ruhani hakimiyetini sürdüren Pir Mikail’e aitti. Pir Mikail, tahtına göz diken bu adamın ve taliplerinin gelişine çok sinirlendi ve gizli güçlerini kullanarak onları cezalandırmaya karar verdi.

Alevilikte Kemiklerden Diriltme Mitosları


1) Şah Fazıl: Kuzu Mitosu

Ehl-i Hak (Yârsân – Kakaî Aleviliği) mitolojisine göre; Şah Fazıl, tamamen yiyeceksiz kalan arkadaşlarına, tek bir kemiğini bile kırmamaya dikkat ederek, “Kuzu Barra”yı keserek yemelerini söyler. Yemekten sonra asası ile toprağa vurarak “Kuzu Barra”yı diriltir. Bu olay bir çok defa tekrar edilir ve her defasında Barra yeniden diriltilir.

Fırka-i Naciye / Alevilikte 73. Fırka


Münkir fırkasından kalmadı eser
Fırka-i Naci’den almışım haber
Kul Hüseyin 16.yy

<Fırka-i Naciye, Hakkın emri rızasında olanlardır ve 40 haftada bir, Hakkın divanında dar olur, pirleri tarafından sorgu sual edilirler. Sorulan sorgu, Hakkın emr-i rızasında ne kadar olunup olunmadığıyla ilgilidir. Hakkın emri ve rızasında olmayanlar “CEM” evine alınmazlar. Ancak, cem yerinde sorulan soru ve verilen ceza; ahret gününde sorgu da edilmez, cezada verilmez. Zira insanın kârı, kazancı, sermayesi dünyadır. Ahrette sorgu sual yapılacağı, sadece bir kandırma olup, milleti birbirine düşman edip kırdıran alacaların uydurduğu bir şeydir. Bunların sözleri yalandır.> (*)

Tufandan Günümüze Newroz Xizir U Nuroj

Newroz, bir kutsal bayram olarak ilk çıkışını, kadim ortaklık toplumunun simgesel adı olan “Rızalık Şehri”nde gerçekleştirdi. Kadim Rızalık Şehri (Aden-Eden), tek tanrılı Semitik dinlere “öte dünya”nın ödülü bağlamında ‘cennet’ olarak geçse de, gerçekte, antik tarihin gelecek bütün zamanları etkileyen, en önemli devrim olarak tarihe kayıt düşen, kadim ortaklık (kömün) köyünün adıdır. İlk ocak, ocakta harlanan ilk ateş, ateşi harlandıran ilk soluk, insan zihninde kopan ilk fırtına ve bu fırtına ile, ocakta tutuşan çingileri dört bir yana yayan, sonrasında bayramlaşan, gönüllerin ve sevdaların filiz verdiği, dile döküldüğü, dilden dile destanlaştığı ilk ana rahmidir.

Alevilikte Kırklar İnancı - Kırklar Meclisi

Alevilikte Kırklar İnancı

Sümer Yaratılış Mit’i:
Bir Tanrı kurban edilsin ve böylece Tanrılar onda yıkanıp arınacak. O’nun eti ve kanıyla Nintu kili karıştıracak Böylece Tanrı ve İnsan karışacak”.
(Kaynak: Samuel Noah Kramer, Sümerlerin Kurnaz Tanrısı)

Kızılbaş Alevilikte Cem Yada Meydan

Alevilikte, erkânlar gereği ‘Cem nedir?’ sorusuyla konuya girilmez ama Cem adı verilen kutsal etkinliğinin bizzat kendisinin anlatımına girişilir. Ne ki, bu çalışmamda ayrıksı olarak ‘Cem nedir, nasıl anlamalıyız?’ sorusuna yanıt vererek konuya girmek istiyorum.

Kutsal Üretim ve Doğuş: Hızır Günleri

Hallac-ı Mansur’un Dar-ı Mansur meydanına alınması, kutsal Newroz (Nevruz=Nuroj) dan sadece üç gün sonradır. Üç gün önce Newroz şenlikleri henüz başladığında, kimi rivayetlere göre dostu Şibliye,”Bizim Newrozumuz ne zaman” diye sormuştu. Her yıl yinelenen bir yeniden kutsal doğuş anlamının meydan tutması ise Newroz, doğaldır ki, Mansur böylece, bir yeniden doğuş hali içinde, Hak ve Hakikate yolculuğu için doğuşun kapısına ne zaman geleceklerini sormuş oluyordu dostuna.

Kadınıyla Anılan Tek Din: Kızılbaş Alevîlik 2

 
“Kadınıyla Anılan Tek Din: Kızılbaşlık Alevîlik” Devamı:

AYNI SUÇLAMAYI HZ. ALİ’YE YÖNELTMEK KİMSENİN AKLINDAN BİLE GEÇMEZ

Yaşamın pratik akışı içinde, insanal etkinlik açısından, oldukça işlevli olduğu için bir ilkeye çok değer veririm. Günlük yaşamımda da anlam kazanmasına çaba sarfettiğim bu ilkeye göre, “hiç kimse kendi gerçeğinden kaçamaz”, kaçmamalıdır da. Büyük toplumsal badirelerden geçen ve her bakımdan hırpalanan Kızılbaşlar, çok yakın tarihlere kadar kendi gerçeklerinden üstelikte sinikçe kaçar hale gelmişlerdi.

Alevîlik Ezdan’ın Parçasıdır


Alevilik, Yukarı Mezopotamya’nın İlk ve Temel Kültü Büyük Ezdan’ın Parçasıdır
Aleviliğe itikat ile yaklaşan, ikrar üzerine düşünce üreten, tarihsel gerçekliği bilimsel yöntemle ele alanlar kurtuluşu Kudüs’te, Mekke’de aramazlar. Dinlerin doğmalarından uzak düşünme yöntemine “Hakk Yolu”, “Doğruluk Yolu” diyoruz. Müslümanların arasında yaşıyoruz. Onlara ve onların kavramlarına şiddetli tepki duyuyoruz. Bu tavrımızı diğer dinlere ve onların kavramlarına tepki ile birleştirmez, kendi doğrularımızı yaşamımıza ve toplumumuza hakim kılmazsak sağlam duramaz, yolumuzda yürüyemeyiz. Müslümanlığa karşı çıkarken eksik bir yan ortaya çıkmaktadır. Bu, büyük bir tehlikedir. İsevileri ve Musevileri veya başka dinleri göz ardı etmekten söz ediyoruz. Daha geniş düşünebilmeli, hem kendimizi, hem de toplumumuzu her türlü dinin asimilasyon faaliyetlerinden, bilinç kaymasından ve diğer tehlikelerden korumalıyız.

Alevilik Sır İçinde Sırdır

“Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam,
‘Cevher-i lâmekan’ benem, ‘kevni mekâna’ sığmazam.

‘Arş ile ferş’ ‘kâf ile nun’ bende bulundu cümle çün,
Kes sözünü ve sessiz ol, şerh ve beyâna sığmazam.”
Seyyid Nesimi


Her Şeyin Aslı Nokta!

Alevilik başlıbaşına, bağımsız, başta da ayrı, şimdi de ayrı olan bir Yol’dur.
Merkezi, kendisidir, Hakk’tır.

Kadınıyla Anılan Tek Din: Kızılbaş Alevîlik 1

Demokratik-politik bir hareket olarak Alevi Hareketi, başından beri, yukardan müdahaleci ve yönlendirmeci yaklaşımlar nedeniyle, bir türlü kendisini bulabilmiş ve yürüyüş tarzını kendi ölçülerine göre belirleyebilmiş bir hareket olamadı. Müdahalenin en kadük edici tarafı ise devletten gelen müdahale olmuştur ve bu müdahale tarzı, bir çok biçim ve yollarla sürüp gitmektedir. Hal böyle olunca da kendisi için var olması ve kendisine dair tarihten gelen haksızlıkların, adaletsizliklerin bir biçimde giderilmesi yönündeki mücadelesi, bir türlü olması gereken zeminlere taşınamamaktadır. Alevi hareketi demokrasi noktasında ne kendisini ne de kendi dışındaki demokrasi güçlerini doğru algılayabilmiş değildir. Çünkü, kendisi için tarih sahnesine yeniden çıkışının öngününde, birden bire herkes Alevi’ye öğretmen olmaya kalkışmıştır.

Alevi Hukukunda Dar Eş ve Eşitlik

Alevilikte Dar Eş ve Eşitlik
Alevilikte Hukuk” konusuna girmeden, hoşgörünüze sığınarak, her vesileyle yaptığım gibi anlatımıma zemin teşkil edecek olan, son derece önemli gördüğüm bir kaç hususa değinmek istiyorum. Genel olarak dinlerin, özel olarak Aleviliğin, bu bağlamda da Alevilikte hukuk konusunun, benim baktığım yerden anlaşılabilmesi için aktaracağım hususlara değinmek zorunlu gözükmektedir. Söz konusu hususlara geçmeden, bütün bu konulara kapı aralayan, Aleviliğin ele alınışında kendi düşünsel evriminin üç önemli konağına değinmek istiyorum;

Göbeklitepenin Gizemleri: Cennetin Keşfi


Alman Arkeoloji Enstitüsü üyesi Arkeolog Klaus Schmidt, 1994 yılından bu yana bölgede yaptığı kapsamlı kazılar sonucunda, Şanlıurfa’ya 20 kilometre uzakta bulunan Göbeklitepe antik kentinin yaklaşık 12 bin yaşında olduğunu tespit ettiklerini söyledi (Klaus Schmidt 2014 yılında aramızdan ayrıldı).